Dilşan Balkancı


(1958, İstanbul) 

1958 Yılında İstanbul'da doğdu.

İktisadi Ticari İlimler Akademisi'nden mezun oldu.

Resim çalışmalarına 1990 yılında Balıkesir Devlet Güzel sanatlar Galerisi Atölyesi'nde başladı.

Ressam Özdemir Yemenicioğlu ile 7 yıl birlikte çalıştı.

Süleyman Saim Tekcan atölyesinde gravür dersleri aldı.

UPSD ve BRDH üyesidir. 

Balıkesir Müzesinde İzmir Devlet Resim Heykel Müzesinde, Jokey Kulübü Koleksiyonunda, Balıkesir Devrim Erbil Çağdaş Sanatlar Müzesinde, ayrıca Avrupa ve Amerika'da eserleri bulunmaktadır. 

Çalışmalarını halen kendi atölyesinde sürdürmektedir.  

SANATI HAKKINDA  

Masalsı, düşsel anlatım biçimi ile dikkat çeken Dilşan Balkancı, zaman ve mekan sınırlamalarına takılmadan, tuvalinde evrensel genişlik, boşluk ve dolayısıyla özgürlük hissini güçlü bir şekilde yansıtır. Çalışmalarında farklı zaman boyutları üst üste çakışmış, birleşmiş ve yeni zamanlar oluşturmuştur. Çakışan zaman katmanları arasında sanki birbirini takip eden bir iletişim, bir kronolojik uzaklık hissi vardır. Bu ise onun resminde hissedilen dördüncü boyutu yansıtmaktadır ve dört boyutlu uzay-zamansal bir gerçekliktir. Bu gerçek hem modern, hem çağdaş, hem arkaiktir. Coşkulu renkler, yaşam dolu, "aşk" dolu, cıvıl cıvıl bir evrendir onun kurguladığı.  

Küçükken astronot olmayı isteyen Dilşan Balkancı, evrenin o derin, geniş, ağırlıksız boşluğunda özgürce hareket etmeyi, canlı bir uzay gemisi olarak gezmeyi düşler hâlâ. İşte bu düşlerin yansımasıdır tuvaline aktardığı. Sanatçı eserlerinde yoğunlukla simgesel olarak "at" figürünü kullanmıştır.  Hissettiği ve yansıttığı bu renkli düşsel boyutta, boşlukta uçarcasına özgürce hareket eden figürler aynı zamanda yaşamı anlatır. Sanatçı için yaşam,"AŞK"tır.  

DİLŞAN BALKANCI  

"Resim benim için gerçeğin hacmini artırmak ve böylece Aşk'a biraz daha yakınlaşabilmek için kullandığım bir araç sadece. Resmin öncesiyle ve sonrasıyla değil, yalnızca eylem ânıyla ilgileniyorum. Herhangi bir düşünceyle sınırlanamayacak bu eylem ânı, içimde asla yıkılmayacak olanı özgürlüğüne kavuşturuyor. Atların bir suçu yok; duygularım renklerle coşarken onlar da koşmak zorunda kalıyor." diyor.

 

     
 
 
   

 

 

Sizde Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz
İsminizE-Mailiniz

Yorumunuzu YazınızGüvenlik Kodu Giriniz :